Skip to main content
Makaleler

Araştırma: COVID-19 İşveren Aksiyon ve Hazırlık Planları 2020

Future of Work|Health and Benefits|Integrated Wellbeing
N/A

Haziran 25, 2020

Tüm dünyada çok farklı sektörlerden toplam 1,6 milyon çalışanı olan işverenlerin katıldığı araştırmanın cevaplarını sizler için özetledik.

Araştırma: COVID-19 İşveren Aksiyon ve Hazırlık Planları 2020

COVID-19 salgını, dünya çapında tüm çalışanları olağanüstü ve eşi görülmemiş durumlarla yüzleştirdi. Yaşanan küresel salgının doğası gereği çalışanlar sağlıkları, gelecekleri ve yetenekleri hakkında endişeler ile karşı karşıya kaldılar. İşverenler, çalışanlarını COVID-19’un etkilerinden korumak ve aynı zamanda da iş süreçlerini güvenli bir şekilde yürütmek için çeşitli önlemler aldı.

Willis Towers Watson olarak Mayıs 2020 tarihinde yayımladığımız, şirketlere yol göstermeyi hedefleyen “COVID-19’a karşı İnsan Kaynakları Rehberi” ile çalışanların sağlık ve güvenlikleri için alınmasını önerdiğimiz aksiyonları işverenlerle paylaştık. Krizi yönetmek, stabiliteyi sağlamak ve kriz sonrası süreci yönetmek ana başlıkları altında ele aldığımız tavsiyelerde, işverenlere bu üç konuda alınması gereken aksiyonları ve gelecek dönemde karşılaşabilecekleri süreçleri hatırlattık.

Krizi yönetmek başlığı altında riski ve sağlık sigortası kapsamlarını gözden geçirmek, ek teminat ve hizmetleri değerlendirmek, çalışanlarla iletişim, wellbeing ve yan haklar koordinasyonunun sağlanması, sağlık hizmeti tedarikçi yönetimi-optimizasyonu gibi önemli konuları alınması gereken aksiyonlar olarak sıralarken, maliyet yönetimi seçeneklerini değerlendirme, wellbeing için yeni ürün ve çözümleri düşünme konuları gelecek dönemde karşılaşabilecekleri süreçler olarak ifade ettik. Stabiliteyi sağlamak için güvenli çalışma koşulları yaratma, seyahat politikalarını güncelleme, kısa vadeli teminatlar sürdürme ve iş güvenliği politikalarını değerlendirme gibi aksiyonlara dikkat çekmeye çalışan “COVID-19’a karşı İnsan Kaynakları Rehberi” çalışmamız, stabilite için gelecek dönemde karşılaşabilecekleri süreçleri 2021 yılı için teminat boşluklarını değerlendirme / planlama ve sigorta / finansman stratejisini değerlendirme olarak sıraladı. Kriz sonrası süreci yönetme konusunda yeni normal için yan haklar stratejisi geliştirme, aktif maliyet yönetimi ölçümlenmesinin uygulanması, bütüncül bir iletişim stratejisi ve sigorta şirketi ödeme gücünün izlenmesi konularını aksiyon alınması gereken hususlar olarak belirten çalışmamız, kapsamlı wellbeing stratejisi ve gelecekte karşılaşılabilecek yeni benzer durumlara hazırlıklı olma konularını ise önümüzdeki dönemde dikkat edilmesi gereken önemli konular olarak sıraladı.

Şirketlerin aldığı önlemleri, iş hayatında önemli değişiklik gerektiren aksiyonları anlamak için COVID-19 İşveren Aksiyon Planları araştırmamızı ise Haziran 2020’de yayınladık. Tüm dünyada çok farklı sektörlerden toplam 1,6 milyon çalışanı olan işverenlerin katıldığı araştırmanın cevaplarını sizler için özetledik.

Ofise geri dönüş ve yeni normal kurallarının planlandığı bir dönemde paylaşılan araştırma; çalışanlar ve ziyaretçiler için iş yeri güvenliği, çalışanların sağlık hizmetlerine erişimi, uzaktan çalışma, ulusal ve uluslararası iş seyahatleri, insan kaynakları politikaları, iletişim ve iş sürekliliği planlarını ele aldı ve işverenlerin bu konularda aldığı aksiyonları, yeni kuralları değerlendirdi. Makalemizin devamında; öne çıkan aksiyonları, yeni uygulamaları ve alınan kararları Türkiye sonuçlarına göre paylaşıyoruz.

İş yeri güvenliği:

İşverenlerin %95’i, yüksek risk altında olabilecek çalışanları ve ziyaretçileri için özel politikalar belirledi. Birçok şirket, çalışanlarının pandeminin hemen öncesinde yapmış olduğu seyahatlere, gösterdikleri semptomlara bakarak ofisten uzak kalmalarını sağlayarak iş yeri güvenliğini arttırmaya çalıştı. Şirketlerin tamamı el dezenfektanı kullanımı ve ofise gelmek zorunda olan çalışanları için sosyal mesafe kurallarını net bir şekilde belirlerken, %95’i ofis ortak alanlarının dezenfektasyonu ve temizliği konularında aksiyonlar aldı.

Sağlık hizmetlerine erişim:

Yaşanan bu dönemde, birçok işveren ruhsal sağlık ve tıbbi durumlar için uzaktan-telefonla sağlık danışmanlığı hizmeti için aksiyonlar aldı. Araştırma sonuçlarına göre, şirketlerin %80’i özellikle evde karantinada kalan çalışanları için, zihinsel sağlık ve diğer sağlık konuları için uzaktan-telefonla sağlık danışmanlığı hizmetlerine erişimi arttırırken, %74’ü Çalışan Destek Programı konusunda aksiyon aldı. Şirketlerin %72’si zihinsel sağlık servislerini arttırırken, %45’i çalışanlarının COVID-19 testi için yaptığı masrafları üstlendi.

Uzaktan çalışma – Sanal Toplantılar:

Yaşanan süreçle birlikte, Türkiye’de ve dünyada birçok şirket uzaktan çalışma opsiyonlarını değerlendirmeye ve efektif olarak nasıl kalıcı hale getirebileceklerine dair politikalar dizayn etmeye başladı. İşverenlerin neredeyse tamamı daha fazla çalışanın uzaktan çalışmasına izin vermeye, uzaktan çalışma için gerekli teknoloji ve desteği arttırmaya başladı. Araştırmamıza katılan işverenlerin verdiği bilgiye göre, pandemi öncesi evden ya da uzaktan çalışan oranı %14’den, pandemi ile birlikte, %68’e yükseldi.

Ulusal ve uluslararası iş seyahatleri:

Şirketlerin %91’i uluslararası, %86’sı yurtiçi seyahatleri yasaklarken, %95’i planlanmış büyük toplantıları sanal ortama taşıdı.

İnsan kaynakları politikaları:

Araştırmamıza katılan şirketlerin tamamı, salgın nedeniyle işsiz kalan çalışanlarının sağlık sigortası da dahil olmak üzere sosyal yardımlarını sürdüreceğini, yaklaşık 4’te 3’ü ise COVID-19’a maruz kalmış çalışanlarının kişisel karantina süreçlerinde maaşlarını ödemeye devam edeceğini belirtiyor. Şirketlerin %87’si iş yerinde yaşanabilecek COVID-19 vakası durumunda raporlama süreçlerini yönetmek üzere düzenlenen bir politikaları olduğunu belirtirken, %65’i çalışanların çocukları için bir bakım aksiyon planı belirlemediklerini söylüyor.

İletişim:

Bu dönemde, mevcut yan hakları (çalışan destek programları vb.) tanıtmak ve kullanımını teşvik etmek amacıyla iletişim çalışmaları önem kazandı. Birçok şirket, çalışanlarla ilişkileri sıcak tutmak, yalnız hissetmelerini önlemek amacıyla evde spor, sağlıklı beslenme , finansal wellbeing gibi konuları ele alan webinarlar düzenlendi ve çalışanlarıyla sürekli iletişim kurdu. Örneğin, araştırmamıza katılan şirketlerin %91’i sağlık hizmet sağlayıcıları ile koordineli olarak iletişim çalışmaları yaparak konuyla ilgili bilgilendirme sağladıklarını, katılımcı şirketlerin tamamı ise diğer bir çalışana COVID-19 teşhisi konulması durumunda, kişinin gizlilik hakları korunarak, diğer çalışanlara bilgilendirme yapılması konusunda aksiyonlar aldıklarını belirtti.

İşin sürekliliği:

Araştırma sonuçlarımız, şirketlerinin %89’unun işin sürdürebilirliği konusunda bir planı olduğunu, %93’ünün ise bu planı pandeminin hemen öncesinde gözden geçirdiğini gösteriyor. Şirketlerin %88’i, acil durumlar için bir yönetim süreci olduğunu ifade ederken %93’ü söz konusu acil yönetim planlarına çalışanlarını da dahil ettiğini belirtiyor.

Covid-19 pandemisi sağlıklı olma ve insan kaynağının iş sonuçlarına katkısını bir kez daha vurguladı. İşverenlerin krizi ve kriz sonrasını yönetmek dışında insan kaynağı değerini korumak ve güçlü tutmak üzere alacakları aksiyonlar son derece önemlidir. Sürecin başlangıcından bu yana en iyi uygulamalarına odaklanarak, insan kaynakları politikalarını, yetenek ve ödül programlarını tekrar gözden geçirmek ve bu krizin de ötesinde buna benzer farklı pandemi ya da global riskler için kısa ve uzun dönemli senaryolar ile organizasyonu esnek, çevik ve dirençli tutmaya odaklanmalıdır.

Contact Us

İlgili Çözümler