Skip to main content
Makaleler

Enerji şirketleri için kurumsal risk yönetimi neden gerekli?

N/A
N/A

Ekim 2, 2018

Enerji şirketlerinin Kurumsal Risk Yönetimi (KRY) Programı oluşturmaları özellikle mevzuat, itibar ve kredibilite açısından artık bir gereklilik haline geldi.

 Zorlayıcı bir süreç olsa da KRY şirketlere aynı zamanda maliyetleri düşürme, karar vermeyi kolaylaştırma gibi avantajlar da sağlıyor.

Türkiye’de, sektörün önde gelen oyuncuları ve holdinglerin bir kısmı için Kurumsal Risk Yönetimi, stratejilerinin önemli parçası. Kurumsal Risk Yönetimi, kurumların performansını güçlendirmenin yanı sıra hem finansal hem de finansal olmayan (hukuksal, itibar, insan kaynakları vb.) risklerin bertaraf edilmesi konusunda şirketlere fırsat sunuyor.

Elbette sağlam bir Kurumsal Risk Yönetimi (KRY) Programı oluşturmak, spesifik iyileştirme noktaları ve önceden belirlenmiş bir zaman çizelgesi içeren net bir aksiyon planı gerektirdiği için zorlayıcı bir süreç olabilir.  Bu nedenlerin yanı sıra kaynakların ve kararlığın da az olması sonucu bazı enerji şirketlerinin, Kurumsal Risk Yönetimi Programı’nı tam olarak temel stratejik, finansal ve operasyonel süreçlerine hala yerleştiremedikleri görülüyor.

Oysa Willis Towers Watson olarak yayımladığımız son Enerji Piyasası Araştırması’na ve Londra’daki Kurumsal Risk Yönetimi uzmanımız Ioannis Michos’a göre, özellikle enerji sektöründeki şirketler için bir Kurumsal Risk Yönetimi programına sahip olmak artık neredeyse bir zorunluluk.

Neden mi?

İşte size en önemli 8 sebep:

  1. Mevzuata uygunluk: Artan kurumsal düzenlemeler, şirketlerin karşı karşıya olduğu temel risklerin sağlam bir değerlendirmesini başarıyla yaptıklarını kanıtlamalarını gerekli kılıyor. 
  2. Kredibilite: Kredi derecelendirme kuruluşları şirketlerin KRY programlarını detaylı olarak değerlendiriyor ve bu da şirketlerin derecelendirme süreçlerini ve sermaye yeterliliklerini geliştirme süreçlerini direkt olarak etkiliyor.
  3. Şeffaflık: Hissedarlar günümüzde, yönetim kurulunun karar verme süreçlerinde daha fazla şeffaflık talep ediyor. Risklerin değerlendirmesi ve finansmanı da bu sürece katkı sağlıyor.
  4. Finansal Volatilitenin Azalması: Bu, ancak risk yönetiminin kurumsal seviyede uygulanması ve iç kontrol uygulamalarının sağlamlaştırılmasıyla başarılabilir. 
  5. İş Dayanaklılığının Artması: Şirketlerin karşılaşabilecekleri tüm olası risk sınıflarını kapsayan; titiz ve test edilmiş acil durum planlarının oluşturulması, nihayetinde iş dayanıklılığının artmasına katkı sağlar.
  6. Karar Verme Sürecinde Risklerin Gözetilmesi: Bu süreç kurumların, daha bilgiye dayalı ve risk dengesi olan kararlar vermelerine imkan tanıyor.
  7. Operasyonel Kayıpların Azaltılması: Kurum bünyesinde sağlam ve proaktif bir gözetim uygulamak, operasyonel kayıpların büyüklüğünü ve sıklığını önemli ölçüde azaltabiliyor.
  8. Kaynakların Risk Yönetimi İçin Doğru Tahsisi: Sağlam bir KRY süreci, şirketlerin az ya da fazlasıyla maruz kaldıkları risk alanlarını belirlemelerini sağlıyor.

KRY ile Şirketler Dayanıklı Hale Geliyor

Kurumsal Risk Yönetimi doğru ve bütünsel bir yaklaşımla uygulandığında, şirketin hedeflerine ulaşmada en önemli ‘destekçisi’ olma potansiyeline sahip. 2018 yılının sonuna gelirken, enerji şirketlerinin de temel süreçlerine KRY programlarını entegre etmeleri bu açıdan çok büyük önem taşıyor. Bu programı hayata geçirmek yöneticilerin bilgiye dayalı şekilde risk almalarının yanı sıra hissedarlar için yarattıkları değeri maksimuma çıkarmalarına ve karar vericilerin daha dayanıklı ve cesur organizasyonlar yaratmalarına imkan tanıyacak.

Related content tags, list of links Makaleler Türkiye