Skip to main content
Makaleler

İşinizi geleceğe taşıyacak 4 insan kaynakları trendi

Executive Compensation
N/A

Haziran 14, 2018

İş yapış şekillerimiz hiç olmadığı kadar büyük bir hızla değişiyor. İnsan kaynaklarını yönetmede etkili trendleri takip ederek siz de işinizi geleceğe taşıyın.

İş yapış şekillerimiz hiç olmadığı kadar büyük bir hızla değişiyor. Willis Towers Watson’ın 2017 yılında küresel verilere dayanarak hazırladığı “İş’in Geleceği Araştırması” ile iş yapış trendlerini sizin için sıraladık. Özellikle insan kaynaklarını yönetmede etkili bu trendleri takip ederek siz de işinizi geleceğe taşıyın.

Bugün ilkokula başlayan çocukların yüzde 65’inin, şu anda var olmayan işlerde çalışacakları tahmin ediliyor. Şirketlerin de bu belirsiz geleceğe kendilerini hazırlamaları gerekiyor. Kimse geleceği ön göremese de bu alandaki stratejinizi geliştirmeye yardımcı olmak için yükselen iş trendlerini sizinle paylaşıyoruz. En çok öne çıkan dört eğilime birlikte göz atalım ve işinizi geleceğe taşımak için bunları nasıl kullanabileceğinize bakalım.

1.  Büyük Veri:

Evet, internet hızla hayatlarımızı ele geçiriyor. Tabletlerimiz, akıllı telefonlarımız, akıllı saatlerimiz, laptoplarımız var. Her an çevrimiçiyiz. Devasa boyutlarda veri yaratıyoruz. Bu durum iş yapış şeklimizi de sürekli değiştiriyor. Başlangıç olarak, tüm bu bilgiyi toplamak ve depolamak birtakım beceriler gerektiriyor. 10 yıl önce ihtiyacımız olmayan gerekliliklere, yeni dijital becerilere ve IT güvenlik mimarlarına ihtiyacımız var.

Kurumların yüzde 77’si karşılaştıkları en büyük sorunu eksik beceriler olarak sıralıyor. Peki neyin eksik olduğundan kendiniz bile emin değilseniz, iş yerindeki bu beceri açıklarını nasıl tanımlayacaksınız?

Özellikle yeteneği işe alma ve yönetme süreci söz konusu olduğunda; veri depolama işi beraberinde veri madenciliği yapma, güçlü analizler seçip çıkarma, karar verme sürecini geliştirme fırsatı sunuyor. Örneğin çalışan değerlendirme ya da performans değerlendirmesi sonuçları, iş yeri ortamı hakkında bilgi alma veya işyerindeki bilgi boşluklarının doldurulmasında önceliklendirme yapabilmemize imkan tanıyor. Bu açıdan İnsan Kaynakları fonksiyonu şirketlerin stratejik ihtiyaçlarını tanımlamalarına yardım etmede çok daha hayati hale geliyor.

2. Otomasyon:

Willis Towers Watson 2017 “İş’in Geleceği Araştırması’na göre, üç yıl önce EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesindeki işlerin yüzde 91’i insanlar tarafından yapılıyordu. Bugün yüzde 85 olan bu oranın gelecek üç yıl içinde yüzde 75’e düşmesi bekleniyor.

Otomasyon, pek çoğu için korkutucu bir gelişme. İşlerimizi “Elimizden alacak mı?” sorusu kafaları meşgul ediyor. 38 ülkeden 909 iş verenin katıldığı araştırmamız bu soru işaretinin aslında büyük bir mit olduğunu ortaya koyuyor. Elbette otomasyonla insan hatasını ve maliyetleri azaltmak hedefleniyor. Ancak EMEA bölgesindeki katılımcıların yüzde 45’i otomasyonun temel rolünü dönüşüm yani insan performansının artırmak olarak görüyor.

Bu süreç özellikle İnsan Kaynakları için önem taşıyor. Yaptıkları her şey sonuç olarak insanların bağlılığını artırmak ve potansiyeli geliştirmek için değil mi? Bu nedenle İK profesyonellerinin önceliği, dijital otomasyon çözümleriyle, çalışanların güçlü yanlarından en iyi şekilde yararlanılmasını sağlamak olmalı. Tabii ki, otomasyona bağlı iş kayıpları yaşanacağını inkar edemeyiz. Çalışanların yüzde 5’inin günlük işlerinin tamamının otomatize edilebileceği tahmin ediliyor. Bu durumda iş verenler çok geç olmadan, çalışanlarının becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmalı ve sundukları işin şeklini de değiştirmeliler. Bazı rolleri düşük beceri setine sahip çalışanlar tarafından yerine getirilebilecek şekilde adapte ederken, diğer işleri ise daha geniş beceri setine sahip olanları tatmin edecek şekilde yeniden tasarlamalılar.

3. İstikrarsızlık:

Willis Towers Watson 2017 ‘İş’in Geleceği Araştırması, gelecek üç yılda tam zamanlı çalışan sayısında küresel olarak ve EMEA bölgesinde yüzde 6 düşüş yaşanacağını ortaya koyuyor. Otomasyon teknolojisi işleri değiştirirken, şirketlerin de tam zamanlı çalışanları olmayan yetenekleri, örneğin serbest çalışanları, daha çok kullanması bekleniyor. Yani alışık olduğumuz tam zamanlı çalışma modeli yavaş yavaş değişiyor. Bu arada iş verenler de söz konusu süreli/serbest iş gücünü daha çok dikkate alıyor, onlara hakkettikleri takdiri daha fazla gösteriyor. Araştırmamıza katılanların yüzde 76’sı şirketlerinde bu şekilde çalışanlara öğrenme ve geliştirme programları sunduklarını ya da yakında sunacaklarını belirtiyor. Yani süreli/serbest çalışanlar artık şirket içindeki yabancılar olarak görülmüyor.

4. Değişen beklentiler:

Çalışanlar, teknolojik gelişmelerin, istihdam süreçlerine büyük bir esneklik ve özgürlük kattığını biliyorlar. Ellerinin altındaki bilgiler sayesinde, dünyanın en iyi şirketlerinin çalışanlarına sundukları hak ve ödüllerin ne olduğunun da oldukça farkındalar. Yani hem çalışanlar hem iş verenler için farklı seçeneklere ulaşmak hiç de zor değil. Küreselleşmiş yetenek networkleri her seviyede rekabeti tırmandırırken, şirketler bunu kendi avantajlarına çevirebilirler. Bunun için “Çalışan Değer Önermeniz” üzerine düşünmeli, performans sağlamak için ödül ve yan hakları nasıl dengelemeniz gerektiğine karar vermelisiniz.

Bazılarımız, “Çalışan Değer Önermesi”ni “İş Gören Değer Önermesi” şeklinde genişletmek gerektiğini düşünüyoruz ki, çalışanımız olmayan yeteneklerin ortaya çıkardığı ihtiyaçları da karşılayabilelim. Kaldı ki Willis Towers Watson 2017 ‘İş’in Geleceği Araştırması, iş verenlerin yüzde 88’inin yan hak planlarını iş gücü trendleri doğrultusunda yeniden şekillendirmek üzere olduklarını gösteriyor. Bu da en büyük yeteneklerin, yani işinizi dönüştürebilecek çalışanların, büyük ihtimalle başka yerlere bakmaya başlayacakları anlamına geliyor. Sonuçta, yetenekli bir teknoloji profesyoneli olsanız, siz de en iyi hakları sunan şirketi seçersiniz, değil mi?

Eğilimlerin geleceği

Willis Towers Watson 2017 ‘İş’in Geleceği Araştırması ile hali hazırda varolan ve yükselen trendleri sizlere sunuyoruz. Ama bu trendlerin ne kadar süre etkili olacağını ya da yeni bir teknoloji dalgasının her şeyi tamamen ne zaman değiştireceğini kim bilebilir ki? Bu nedenle trendleri izlemeye ve stratejilerinize bu trendlere uyarlamaya devam edin. Unutmayın, işinizi başarılı kılmak için en iyi yol, rakiplerinizin önünde olmaktır.

Related content tags, list of links Makaleler Üst Düzey Yönetici Ücretlendirmesi
Türkiye