Skip to main content
Makaleler

Yan Hak Maliyetlerine sistematik bir yaklaşım - Yan haklar için yaptığınız yatırım nasıl geri döner?

Yan Hak Maliyetleri

Health and Benefits
N/A

Mart 9, 2018

Çalışanlara verilen yan haklar, kurumu yetenek savaşında cazibe merkezi haline getirmeyi ve çalışan bağlılığı artırmayı sağlıyor. Ancak artan sağlık hizmetleri maliyetleri yan hak programlarının şirket üzerindeki yükünü artıyor. Peki, bu maliyetleri düşürmenin yolu yok mu? Willis Towers Watson’ın 2017 Yan Haklar Araştırması, yaptığınız yatırımın getirisini artırmak için ipuçları sunuyor.

 Yetenek savaşında çalışanına en iyi, en keyifli çalışma ortamını sunan şirket diğerlerinden bir adım öne çıkıyor. En çok çalışılmak istenen şirket sıralamasında yıllardır liderliğini koruyan Google’ın dillere destan ofisleri, sınırsız sosyal imkanları hayalleri süslerken; diğer şirketlerin yetenekleri cezbetmek için sundukları yan haklar her geçen gün artıyor. Özellikle sağlık hizmetlerini kapsayan iyi bir yan hak programı, kurumu çalışanlar için cazibe merkezi haline getirmeyi ve mevcut çalışanların da bağlılığını artırmayı sağlıyor.

Elbette en iyi çalışanı bulma, var olanı da elde tutma yarışında sunulan bu olanakların şirketler için bir de maliyeti var. Willis Towers Watson 2017 Yan Haklar Araştırması’na göre işverenler de çalışanların daha çok sağlık programlarına önem verdiğini düşünüyor. Bu nedenle önümüzdeki üç yılda yan haklar konusundaki stratejilerini gözden geçirmeye öncelik veriyorlar. Ancak artan sağlık hizmeti maliyetleri ve yetersiz finansal destek, işverenlerin yan hak programlarını oluştururken önlerindeki en büyük engel olarak ortaya çıkıyor.

Oysa inovatif şekilde tasarlanan sağlık ve yan hak programları, yapılan yatırımların kuruma geri dönmesini sağlıyor. Nasıl mı? Willis Towers Watson olarak yaptığımız ve Türkiye’den 88 kurumun katıldığı 2017 Yan Haklar Araştırması İnsan Kaynakları yöneticilerine yol gösteriyor.

Yan Hak Programını 4 Adımda Gözden Geçirin

Türkiye’de işverenlerin %75’inden fazlası, maliyetleri daha iyi yönetmek ve çalışanların bu hakları daha verimli kullanmasını sağlamak için mevcut yan hak plan stratejilerini gözden geçirmeyi planlıyor. Bu süreci yönetirken özellikle dört temel aksiyonu gözden kaçırmamak gerekiyor.

Ölçün ve değerlendirin: Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Türkiye’de işverenlerin neredeyse beşte biri yan haklara maaşın %20’si veya daha fazlasını harcıyor. Ancak, araştırmamızın detaylarına inersek: Türkiye’de işverenlerin %43’ü yan haklara ne kadar harcama yapıldığını bilmediğini görüyoruz.

Rekabet avantajı olarak görün: İyi tasarlanmış bir yan hak programıyla çalışan bağlılığı arasında doğrusal bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle, işverenler sağlık ve well-being programlarını temel bir rekabet avantajına dönüştürmeyi planlıyor. Sağlık, well-being ve emeklilik konuları yan hak trendleri arasında daha da önem kazanırken, Türkiye’deki işverenlerin %84’ü, 3 yıl içinde, kritik iş gücü segmentleri için ve yetenek çekmede rekabet içinde olduğu diğer şirketlerden farklılaştırmayı planlıyor. Çalışan bağlılığını artırmada iletişim stratejisinin de önemli olduğunu düşünürsek: şirketlerin geleneksel iletişim yöntemlerinin yanında dijital yaklaşımlara ilgisi giderek artıyor. 2019’a kadar dijital iletişim kanalları artırmayı planlayan işverenlerin oranı %60’ın üzerinde.

Yeniden tasarlayın: İşverenler, rekabetçi üstünlüklerini korumak için, yan hak planlarını, her çalışanın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde daha büyük bir esneklikle yeniden tasarlamaya hazırlanıyor. Araştırmamıza göre, Türkiye’de işverenlerin %95’i esnek yan haklar paketi ile şirketlerinin çalışmak için tercih edilen bir kurum haline geldiğini söylerken %84’ü çalışan bağlılığını artırdığına inanıyor. Ancak, Türkiye’de çalışanların sadece %22’si “yan hak paketim ihtiyaçlarımı karşılamak üzere bana geniş ve esnek bir seçim çeşitliliği sunuyor” diyor. Araştırma artan esnekliğin, daha yüksek yan hak memnuniyeti getirdiğini de gösteriyor. Yan haklarında seçenek sunulan çalışanların %42’si sağlık ve yan hak paketlerinin ihtiyaçlarını karşıladığını belirtiyor. Buna karşın seçenek sunulmayanlarda bu oran sadece %15.

Maliyetlere sistematik yaklaşın: Türkiye’de işverenler, yan hak programları sunmanın önündeki en büyük engelin, yüksek uygulama maliyetleri olduğu söylüyor. Öyle ki bu seçeneği ilk sıraya koyanların oranı %73. Önümüzdeki üç yıl içinde gerekli yan haklar değişikliği için finansal desteğin yetersiz olacağını düşünenlerin oranıysa %53. Elbette bu süreçte maliyetlere de sistematik bir bakış açısıyla yaklaşmak ve harcamaları düşürmek için planlama yapmak gerekiyor. Bunun için en etkili yöntem, harcamaları üç kategoriye ayırarak yönetmek: önlenebilir maliyetler, yönetilebilir maliyetler ve devredilebilir maliyetler.

Önlenebilir maliyetler: sistemi kötüye kullanarak ya da sadece farkındalık eksikliğinden gereksiz yere ödenen hizmetlerden oluşmakta olup bu maliyetler alınacak sistematik aksiyonlarla ortadan kaldırılabilir ya da azaltılabilir Willis Towers Watson olarak yaptığımız araştırmaya göre sigortacıların %75’i, sağlık harcamalarının artışında en önemli etkenlerden biri olarak hizmetin gereğinden fazla kullanımını görüyor. Burada medikal pratisyenlerin çok fazla hizmeti önermesi ve çalışanların ihtiyaçları ile uyumlu olmayan tedavi arayışı etkili oluyor.

Poliçe ödemelerinde yapılan suiistimal ve yolsuzluk eğilimlerinin sağlık sigortacılığında ciddi maliyetlere neden olduğunu biliyoruz. Bundan kaçınmak için en etkili çözüm, çalışanları maliyetlerin gereksiz yere artmasına neden olan bu gibi uygulamaları teşhis etmeleri için eğitmek; kendi poliçelerinin sağladığı hakları anlamalarını sağlamak ve yolsuzluğun bu hakları nasıl etkilediğini anlatmak. Yine etkili yöntemlerden bir tanesi olarak sağlıklı yaşam ve önleyici sağlık hizmetleri sunmak, aşırı kullanımı azaltmada etkili oluyor. Çalışanlara eğitim vermekse, gereksiz ya da mükerrer yan hak kullanımının azaltılmasına yardım ediyor.

Yönetilebilir maliyetler: hizmet sağlayıcıları daha etkin kullanmak, çalışanlara sistematik iletişim ve eğitim programları ile onların bu konuda farkındalığını arttırmak, kronik ve yüksek maliyetli tedavilerde vaka yönetimi gerçekleştirmek ve protokolde belirtilen prosedür ve uygulamalara sadık kalmak yoluyla organizasyonların kontrol altında tutabileceği bir diğer deyişle yönetebileceği maliyetler.  Belirli prosedürleri, teşhise bağlı medikal gerekliliklerle ilişkilendirmek, maliyetleri kontrol etmede etkili oluyor. Gereksiz, pahalı testler ve prosedürler; eğer “medikal gereklilik” olarak belirtilmiyorsa, otomatik olarak hariç tutulduğu için kaçınılabilir hale geliyor. Bu da sağlık harcamalarının toplam maliyetlerini etkiliyor.

Türkiye’de, işverenlerin %81’i hizmet sağlayıcı belirlerken strateji oluşturmasına yardım edecek en iyi pozisyondaki hizmet sağlayıcıyı değerlendirmeyi hedefliyor. Türkiye’de işverenlerin %85’i, yan hak stratejilerinde önümüzdeki üç yılda bir numaralı önceliklerinin, yan hakların çalışana ve işverene maliyeti konusunda değerlendirme yapmak olduğunu söylüyor. Maliyetler, yanlış ve kötüye kullanım konusunda bilinçlenen çalışanların daha iyi sağlık hizmeti tüketicileri olmaları amaçlanıyor. Özellikle kronik ve diğer yüksek maliyetli hastalıklar söz konusu olduğunda vaka yönetimi, maliyetleri kontrol etmede önemli bir araç olarak görülüyor. İşverenlerin beşte biri, daha düşük maliyetli bakım alternatiflerine yönelik vaka yönetimi programlarını 2018-2019’da hayata geçirmeyi planlıyor.

Devredilebilir maliyetler:  maliyetlerin devredilebilir olması gittikçe popülerleşiyor. Türkiye’de işverenlerin %24’ü, üç yıl içinde, çalışan ile maliyet paylaşımı için strateji eklemeyi/kullanmayı hedefliyor. Maliyet paylaşımıyla ilgili diğer önemli bir sonuç ise: Türkiye’deki işverenlerin %29’unun, üç yıl içinde, anlaşmalı kurumlar dışında kullanımlar için çalışan katılım payını yükseltmeyi planlaması. Benzer şekilde, belirli teminat ve hizmetlerin kullanımına alt ya da üst sınır getirmek de maliyet artışının önüne geçiyor.  Birden fazla ülkede faaliyet gösteren şirketler, yan hak programı çerçevesinde çalışanlara sağladıkları sağlık sigortası sürecini daha stratejik bir yaklaşımla yöneterek global ölçeklerinden faydalanabiliyor. 2016/2017 Global Yan Haklar Havuz Programı Araştırması Raporumuza göre, iyi yönetilen global yan hak havuzları yüzde 15 tasarruf sağlıyor.

Türkiye’de birçok İşveren artan sağlık maliyetleri ile ilgili endişelerini dile getirirken bu maliyetleri yönetmek ve aynı zamanda çalışan bağlılığını korumak ve arttırmak üzere yukarıda bahsettiğimiz aksiyonları alıyor ya da almayı planlıyor. Sistematik olarak alınan bu aksiyonlar yan hak programlarının ana bileşenlerinden biri olan sağlık sigortası programlarının devamlılığını sağlamakla kalmayıp aynı zamanda hem fiziksel hem de zihinsel anlamda sağlıklı yaşamı destekleyerek hem üretkenliği hem de performansı arttırarak şirketlerin iş sonuçlarında olumlu etki yaratıyor. 

Contact Us
Related content tags, list of links Makaleler Sağlık ve Yan Haklar Türkiye